user preferences

New Events

Yunanistan / Trkiye / Kıbrıs

no event posted in the last week

Egemen Sınıf İ蓾ndeki Mcadelenin Arenası Olarak Cumhurbaşkanlığı Se蓾mi

category yunanistan / trkiye / kıbrıs | miscellaneous | opinion/analysis author Tuesday March 13, 2007 04:23author by Şafak Eryılmaz - mlkszlerauthor email mulksuzlerdergisi at gmail dot com Report this post to the editors

[mlkszler Ocak 2007 sayısından alınmıştır.]

Yksek siyasetin, medyanın gndemi iyiden iyiye cumhurbaşkanlığı se蓾mlerine odaklanacak gibi g顤nyor. Nedir peki bu d霵en ger蔒kten? Kopan fırtınanın altında yatan ne? Egemenlerin, patronların, devletlerin başındaki kodamanların hesaplarını tam olarak anlamanın mmkn yok. Bilmediğimiz, bilemediğimiz onlarca dolap kapalı kapılar arkasında 蔒vrilmekte. Anladığımız kadarını, tahminlerimizi paylaşalım. Şematize etmenin, indirgemenin, yani biraz fazla yukarıdan bakmanın tm olumsuzluklarını akılda tutarak, coğrafyamızın egemen sınıfına dair bize en makul gelen şemayı a蓷lım. Dnya egemen sınıfının coğrafyamızı idare eden par蓷sının bugn birbiriyle rekabet halinde olan bileşen i蔒rdiğini dşnebiliriz.

A. AKT烼LER

I. 鈤tdzey brokrasi

Devlet aygıtı zerinde sahip olduğu tarihsel egemenlik, bu egemenliğin sağladığı ekonomik kaynaklar, kendisini destekleyen sermaye kesimleri, KİTler ve mthiş icadı OYAK gibi doğrudan kontrol ettiği sermayesi, CHP adlı partisi, kemalizm adlı ideolojisi ile stdzey brokrasi, coğrafyamızın egemen sınıfının 驆erk hareket edebilen bir bileşeni olma sıfatını taşıyor. Bunu kabul etmek i蓾n, liberal, Krt ulusal kurtuluş蓰su ya da İslamcı olmak şart değil. 鈤tdzey brokrasi elbette Trkiyenin ger蔒k hakimi, ya da Trkiyede burjuva demokrasisinin bir trl işlememesinin tek sorumlusu değil. 鈤tdzey brokrasi, 90lara kadar iki, sonrasında bileşenli egemen sınıfın sadece bir bileşeni. Kışkırtılmasında byk pay sahibi olduğu şeriat korkusu arkasında topladığı emek蓾 kitleler, Aleviler gibi kendisine tarihsel sebeplerle destek verenler, bu odağın doğal tabanını oluşturmakta.

II. İslami Sermaye

İkinci bileşen olarak İslami sermayeyi dşnebiliriz. Tarihsel olarak esnaf ve zanaatkarlığa, k踙k 闤蔒kli retime dayanan İslami sermaye tam da bu niteliğinden 飆r ılımlı bir anti-kapitalizm sosuna bulanmış tekelcilik karşıtı bir vurguya sahip idi. 80ler, 90lar bir kırılmaya sahne oldu ve 1990da M郿İAD kuruldu. 閍elerinin 蔞ğu, ihracata dayalı ve post-fordist/esnek retim sermaye birikim modeline ge蓾len 80 sonrasında kurulmuş olan M郿İADın ağırlığı bu model ile uyumlu olan bir şekilde ağ tipi ilişkilenmiş orta boy işletmelerden oluşmakta. Bu işletmelerin 霵emli bir kısmı 80 ve 90lar boyunca ihracata d霵k retim yaparak, kresel sermaye ile eklemlendi, 闤蔒k bytt. Bu ekonomik ve dolayısıyla da ideolojik d霵şmn siyasal alanda bir miktar gecikme ile tezahr edişi, AKPnin Milli G顤şten kopuşu oldu. Msiadın savunduğu sermaye birikim modelinin geleneksel kurumlarla, kresel pazar arasında uyum kurmaya y霵elik Uzakdoğu modeli olduğu s騽lenegelmektedir. Bugn M郿İADdan ayrı bir 顤gt kuracak kadar g蔮enen Fettullahıları da anmak gerekir (Trkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu - TUSKON). M郿İADda Milli G顤ş踙lerin ağırlıkta oluşu ve Fettullah Erbakan ayrışması bu ayrı 顤gtlenmenin tarihsel arka planı olduğu iddia edilebilir. Bu kesimin istisnalar (en 霵emlisi ABDye y霵elik tutum) dışında coğrafyanın egemen sınıfı i蓾ndeki saflaşmalarda M郿İAD ile ortak tavır aldığını dşnmek mmkn.

III. T郿İAD

塉nc bileşen olarak gelelim T郿İADa. Coğrafyamızın ana sermayedar 顤gt olan T郿İAD, yelerinin 蔞ğu byk 闤蔒kli şirketler ve tarihsel olarak stdzey brokrasinin kendilerine sunduğu avantajlar ile gelişen sermayenin temsilcisidir. Tarihsel bağı nedeniyle stdzey brokrasiye yakındır. Yeri gelmişken şunu anmakta fayda var. Farklı bileşenler olarak ele aldığımız stdzey brokrasi ile T郿İAD arasındaki hem tarihsel 驆el bir bağ, hem kapitalist lkede varolan, dzen i蓾n bir zorunluluk olan egemen sermaye stdzey brokrasi yakınlığı mevcuttur. Dahası 驆ellikle de T郿İADın gen lider kadrolarının dışındaki tabanının T郿İADın demokratik yani stdzey brokrasinin g顤eli egemenliğine itiraz eden mdahalelerine g飉terdiği reaksiyondan da anlaşıldığı zere derinden sren giden bir kapitalizmin genel ideolojisinden daha spesifik bir ideolojik bağ da mevcuttur. Ancak bu her iki bileşenin lider kadrolarının coğrafyaya dair yer yer birbirlerinden ayrı projeleri yeğleyen ve yer yer 蓷tışan ıkarlara sahip 驆neler, egemen sınıfın g顤ece 蓷tışan ıkarlara sahip farklı bileşenleri olduğu ger蔒ğini zannedersem değiştirmez.

T郿İAD lkenin sermaye birikim modelinin modernleşmeci Avrupa modelini 顤nek almasından yanadır, dolayısıyla bugn ABye giriş projesinin ger蔒k sahibi ve motorudur. ABnin burjuva demokratik hak kırıntılarını kullanarak, ağzının suyunu akıtan kresel neoliberal saldırının coğrafyamızda uygulanışını meşrulaştırma peşindedir. ABye girme hevesinin bir diğer sebebi emperyalist yarışta yer alma arzusu ve bu arzuya d霵k olarak yanaşmaya en uygun bulduğu bloğun AB olmasıdır. Burjuvazi bir sınıf olarak tepesinde durduğu kapitalist sistemin emek蓾 sınıftan s闣rdğ artı değerin paylaşımı hususunda birbiriyle rekabet halindedir. T郿İAD ile M郿İAD da birbirine doğal olarak rakip iki sermayedar bloklaşmasıdır. 鈤tdzey brokrasi ile uyumlu olan ve bu yzden da hakim sermayedar kesim haline gelen batıcı sermayedar grubun coğrafyanın emek蓾leri ve kaynakları zerindeki egemenliğine meydan okuyan bir gruptur M郿İAD. Bloklaşmanın ardında yatan ana neden budur. Mslmanlık ve laik蓾lik buradan kaynaklanan iktidar savaşının kltrel alandaki ifadesidir.

B. TARİHSEL ARKAPLAN

T郿İAD devleti kontrol altında tutan stdzey brokrasinin şemsiyesi altında, onun mdahaleleri ile palazlandığı i蓾n stdzey brokrasiye karşı ıkmakta zorlandı. 1990lara dek T郿İAD lkedeki hakim sermayedar kesim olduğu i蓾n, stdzey brokrasi ile aralarında 1960-80 d霵eminin emek mcadelesinin dayattığı bir klasik egemen sınıf ittifakı zaten mevcuttu. Ancak emek mcadelesinin bastırıldığı, kısa vadeli sı蔦amalar yakalasa da genelinde skunet dolu sanayi ilişkilerinin yaşandığı 80 sonrası d霵emde, yani T郿İADın stdzey brokrasinin, devletin zor aygıtları zerindeki gcne eskisi kadar ihtiyacı olmadığı d霵emde, T郿İAD stdzey brokrasi eleştirilerine başladı. Demokratikleşme vs. taleplerinin, 驆elde Sabancının genelde T郿İADın Krt sorununa dair ıkışının altında yatan, kendi birikim modeline uygun siyasal ortam kurma 蓷bası ve stdzey brokrasinin elindeki aşırı iktidarı onun elinden sonunda alma isteği ile hareket etmeye başladı.

鈤tdzey brokrasi 80ler ve 90lar boyunca Krt sorunu zerinden kendi iktidarını meşrulaştırdı, sorunu kangrenleştirdi. Bu kesimin 驆erk bir egemen sınıf bileşeni olduğu ger蔒ğinin bir g飉tergesi, Krt sorununa dair devletin tutumunun, diğer akt顤lerin 蔒kingen mdahalelerine rağmen stdzey brokrasinin yaklaşımının dışına ıkmaması idi. Ancak T郿İAD ve stdzey brokrasinin ilişkisinde kilit nokta 28 Şubat oldu. Bu sre蓨e stdzey brokrasi kendi egemenlik ideolojisinin (Kemalizm) altını oyacak bir ideolojiyi (İslamcılık) kendi egemenliğinin aracı olarak kullanan İslami sermayeye mdahale etti. İrtica geliyor diyerek 90ların ykselen ekonomik gc, M郿İADı ve onun siyasal muadili RPyi hizaya 蔒kti. 鈤tdzey brokrasinin M郿İADdan ya da 霵ceki İslamcı egemenlerden 蔒kinmesinin ilk sebebi, bunların g蔮enmesi durumunda kendi iktidarını kaybedecek oluşu. İkinci sebep, bu egemen gruba ve onun temsil iddiasında olduğu dindar emek蓾lere d霵k ge蔂işte ve bugn yrttğ baskıların hesabının bu kesimin yeterince g蔮enmesinin ardından, kendilerinden sorulacak olması. Bu iktidar ve ideoloji kavgasının idamlara kadar vardığını hatırlayalım. Yani stdzey brokrasi aısından mesele bir iktidar meselesinden 飆e, hayat memat meselesi de. 鈤tdzey brokrasinin yaptığı dzenin kendi koyduğu kanunlar aısından bile su sayılan şeylerin (ekonomik ıkar ama蔮ı su蔮ardan tutun da, kirli savaşta yapılanlara kadar) bir kısmının hesabının olası bir g kaybının ardından, iktidar savaşında bir malzeme olarak kullanılmak zere birer birer sorulacağını dşnmemek i蓾n bir sebep yok. Krt sorunu karşısında stdzey brokrasiye destek vermeyi gerekli g顤meyen T郿İAD, irtica tehdidi karşısında stdzey brokrasinin şakşakısı kesildi. İrtica tehdidinin T郿İAD i蓾n anlamı, i蓾 i蔒 geliştiği stdzey brokrasinin kendisine sunduğu devlet imtiyazları ile yerleşmiş olduğu sermayedar sınıfın egemen grubu olma niteliğinin (meclisi eline alan ama devlet mekanizmasını stdzey brokrasinin direnci yznden tamamen eline alamayan RPnin de yardımıyla g蔮enen) M郿İADın ykselişi karşısında sallanmasıydı. 鈤tdzey brokrasi ve T郿İAD gene aynı safta yerlerini almışlardı, tıpkı 80 霵cesindeki gibi. Fakat bu kez karşısında saflaşılan tehditler 蔞k farklıydı...

C. BEŞ MESELE BAĞLAMINDA SON D烰EM

I. AB: 鈤tdzey brokrasi resmi s騽lemlerinin tersine ABye girişe fiilen mesafeli, T郿İAD ise AB projesinin esas sahibi. 鈤t dzey brokrasinin ABye olası katılımda kaybetme riskine gireceği 蔞k şeyi var (OYAK bank sattırıldı, askerin demokrasiye mdahalesinin kabul edilemez olduğu her fırsatta AB s驆clerince dile getirilmekte). T郿İADın AB merakının altında yatan ise kendi sermaye birikim modelince AB normlarını daha uygun bulması, AB i蓾nde rahat rahat sermaye hareketlerine dolayısıyla birikimine girişebilecek olması, neoliberal d霵şme AB kulpunu takarak bu d霵şm meşrulaştırması ve bir emperyalist bloğa bir 驆ne olarak girme gereksinimi. İ蔒rde ise ABye giriş T郿İADa stdzey brokrasinin g顤eli egemenliğinden kurtulma olanağı sunabilir. ABnin gndeme bunca oturması doğrudan stdzey brokrasinin ıkarına dokunan bir durum. ABye giriş, egemenliğinin ciddi bir tehditle karşılaşması demek. 珼e yandan AKPnin bu işi kotaran siyasal parti olacak olması, yani ABye girişin AKPnin, yani stdzey brokrasinin en ezeli hasmı olan İslami egemenlerin hanesine yazılacak olması stdzey brokrasi aısından daha da ıldırtıcı. 鈤tdzey brokrasi ABye girişe aıktan karşı da olamaz zira hem AB sermayesi ile mevcut bağı hem de ABDnin bu konudaki resmi g顤ş buna engel. 鈤tdzey brokrasi kendi ıkarlarını korumak i蓾n sonuna kadar ABnin kendisinin ayrıcalıklarını t顤pleme 蓷balarına direnecek. Aslında gevşek bir yapı olan ABye olası bir girişte kendi ayrıcalıklı konumunun hoş g顤lmesine 蓷ba harcayacak ve fiilen T郿İADın 蓷bası 霵nde engel teşkil edecek. M郿İAD AB i蓾n yanıp tutuşmasa da, 驆ellikle de stdzey brokrasinin egemenliğinin azaltılması potansiyeli zerinden ABye girişe karşı ıkmıyor, destekliyor.

II. ABD: Dnya dzeninin hegemonik gc olan ABD egemen sınıfının desteğini almak i蓾n bileşen de yarışta. Milliyet蓾 ve anti-emperyalist s騽lemi en 蔞k kullanan stdzey brokrasi i蓾n bu durum tabi biraz can sıkıcı. Ama 顤gtl bir emek hareketinin ortaya ıkamadığı durumlarda bu kadar bariz 蔒lişkiler bile g顤nmez oluyor. Fethullahıların muhtemelen en ABDci grup olduğu dşnlebilir. M郿İADılar kendi kitlesi itibariyle aıktan ABDci olamazlar (ABDnin İslam coğrafyasına saldırıları). Yakın tarihin bir başka 霵emli anına, 1 Mart tezkeresinin reddedilişine d霵elim. Tezkerenin reddedilmesinin altında yatan etken kanımca toplumsal muhalefetten ya da İslamcı AKPnin refleksinden 蔞k, stdzey brokrasinin Krt meselesi bağlamında kuzey Irak konusunda ABD ile pazarlıkta anlaşamaması idi. 鈤tdzey brokrasi de ikna olsaydı, dzen 蔒şitli propaganda y霵temleriyle emek蓾leri gdmleyebilirdi. ⑽nk 驆elde emek蓾 hareketinin, genelde demokratikleşme hareketinin bu tip propaganda faaliyetlerini geri pskrtemeyecek kadar yerle bir olduğu bir durumdayız. ABD egemenlerinin coğrafyamızdaki etkisi, koyduğu sınırlar, egemen sınıfın bileşeni i蓾n de temel belirleyici. Ancak 1 Mart 顤neğinde g顤ldğ gibi bir 驆erklilik de mevcut.

III. Krt sorunu: Krt soruna tek 踤zm olarak PKKnin imhasını dayatan stdzey brokrasi karşısında, T郿İADın ise farklı 踤zmlere aık olduğunu ge蔂işten de biliyoruz. Krt sorununda 踤zmszlğn en byk kollayıcısının stdzey brokrasi olduğu aık, zira kendi egemenliğinin, irtica tehdidinin yanında en temel meşrulaştırıcılarından ikincisi Krt sorunu. M郿İADın ve AKPnin de stdzey brokrasi kadar 踤zmszlk/imha fanatiği olmadığını kestirebiliriz. Din kardeşliği edebiyatını her fırsatta yapıyorlar. AKPnin AB konusunda olduğu gibi, Krt meselesi konusunda da stdzey brokrasinin politikasının dışına ıkamamasının altında yatan şey, niyetlerinden ziyade bunu stdzey brokrasiye rağmen yapacak gcnn olmadığını dşnmesi. Erdoğanın bir iki ıkışına rağmen, hkmet ne soruna dair her hangi bir aılım yaptı, ne de ateşkes gibi tarihsel bir fırsata bir karşılık verdi. DTPnin son hamlesi se蓾lmişlerin yryş hkmet kanadından sadece mutlak bir tepkisizlik ile karşılık buldu. İslami sermaye belli ki ilk defa bu kadar 蔞k yaklaştığı, kendi egemenliğinin aıktan dşmanı olan stdzey brokrasinin egemenliğini kırma hamlesini yapacağı politik mcadele alanının Krt meselesinin karmaşık doğası ile bulanmasından 蔒kiniyor. Bu bulanıklık ile yzleşmektense Krt oylarını feda etmeyi g驆e almış durumda. Ya da AKP son d霵emde zerine srekli speklasyon yapılan, bizim g顤emediğimiz b闤gedeki bir takım gelişmelere gveniyor (DTPnin b闤gede g kaybettiği, İslami 顤gtlerin g kazandığı iddiaları).

IV. Kutsal ortaklık: Son d霵emi dşnrsek bileşenin zerine tamamen anlaştığı bir konu aklımıza geliyor mu? Bilmeyecek ne var? Neoliberal ekonomik d霵şm srecine dair hepsi net bir fikir birliği i蓾nde. İşte size dzen, işte egemen sınıf. Emek蓾 sınıftan bir mcadele yksel(e)mediği i蓾n, dzenin emek蓾 sınıftan s闣rdğ değeri b闤şme itkisiyle birbirleriyle kavga ediyorlar. 鈤tdzey brokrasi AB karşıtlığına sos katıcam diye, kresel sermayenin gcnn artışını eleştiriyor ama dikkat, ABDnin lafını ağzına almadan. Ger蓾 anayasa mahkemesi yeni sosyal gvenlik yasasının memurların emeklilikleri ile ilgili b闤mn reddetmişti değil mi, buna ne demeli? Ne de olsa stdzey brokrasi giderek yaklaştığı hissedilen nihai d饘ş i蓾n cephanelik biriktiriyor. Yani kendi iktidarı ıkarına yedeklediği geleneksel tabanın 霵emli bir bileşeni olan memurları arkasına almaya 蓷lışıyor. Bakın diyecek biz sizlerin ıkarınız i蓾n de kavga veriyoruz.

V. Cumhurbaşkanlığı Se蓾mi: İşte cumhurbaşkanlığı meselesini tm bu bağlam i蓾nde anlamlandırabiliriz. Cumhurbaşkanlığı koltuğunun hem hukuki/idari aıdan hem de moral/sembolik aıdan anlamının byk olduğu aık. 鈤tdzey brokrasi dediğimiz egemen sınıf bileşeninin iktidarının kaynağının, brokrasinin st kademesi zerinde kurduğu tekel ve bu mevki zerinden dolaylı ya da doğrudan kontrol edebildiği sermaye olduğunu s騽lemiştik. Cumhurbaşkanlığı işte tm bu brokratik mekanizmanın atamaları zerinde byk yetki sahibi olan bir mevki ve şu gne kadar İslami sermayenin hkmet olduğu d霵emlerde stdzey brokrasiye kendi adamlarını yerleştirememesinin hukuki garantisi olarak iş g顤mşt. AKPnin 17 stdzey ataması cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadı, g顤evlerini hukuki olarak vekaleten yerine getirmekteler. Ancak bugn 4 yıllık AKP egemenliğinin ardından M郿İAD nezdinde işaret ettiğimiz egemen sınıfın İslami bileşeni 28 Şubat 霵cesine g顤e daha g蔮enmiş durumda. Ve stdzey brokrasinin egemenliğine karşı daha sert vuracak. 鈤telik bu kez dnya egemenlerinden onay almalarını zorlaştıran 蔞ktan miadını doldurmuş trden bir milliyet蓾 s騽lem ile meşgul Milli G顤ş踙lere g顤e, yeni dnya dzeninin koşullarına 蔞k daha uygun bir vitrinleri ve ideolojileri var. 鈤tdzey brokrasi de bunun farkında ve tutuşmuş durumda, bu saldırıya karşı elinden geldiğince fazla emek蓾yi kendi arkasına 蔒kmek istiyor. Bu y霵de irtica tehlikesi korkusunu hortlatmak i蓾n elinden geleni ardına koymuyor.

T郿İADın 22 Aralıkta yaptığı Yksek İstişare Toplantısında aldığı kararlara baktığımızda, cumhurbaşkanı toplumsal uzlaşı i蓾nde belirlensin, genel se蓾m zamanında olsun, AB yoluna devam edilsin, 蓷ğdaş vizyona sahip, etkili bir muhalefet yapılsın diyor. Vitrinde bunu demişler, belli ki o kadar telaşlı değiller. Kamuoyu araştırmaları AKPnin oylarının hala birinci olduğunu s騽lyor. Tesevin din zerine yeni bir araştırması 霵emli bir kesimin AKP d霵eminde dindarlığını daha rahat yaşayabilir bir hale geldiğini dşndğn ortaya koyuyor. Yani erken se蓾m, sine-i millet tamamen laftan ibaret. Hi蓫ir parti ekonomiden, işsizlikten doğru drst bahsetmiyor, nasıl bahsetsinler, kendileri de iktidara gelse dnyanın ve lkemizin egemen sınıfının IMFnin eliyle dayattığı neoliberal politikalarını harfiyen uygulayacaklarını 蔞k iyi biliyorlar.

鈤tdzey brokrasi yeni bir 28 Şubata kalkışabilir mi? K踙k ama yine de bir ihtimal, 踙nk 蔞k şey kaybedebileceği bir noktaya doğru gidiyor ve ideolojisi ona pek 蔞k şey yaptırabilir. Se蓾mlerden srpriz ıkar mı? Gen Parti deneyiminden sonra pek 蔞k şey mmkn diyebiliriz. Ancak byk olasılıkla AKP koalisyon ile (muhtemelen DYP) tekrar hkmet kuracak. Yılın son 蔒yreğinde dşen byme oranları, AKP d霵eminde ikiye katlanan cari aık, azalmayan artan işsizlik, 2007de ekonominin risk taşıdığının g飉tergesi. ABDnin genelde Ortadoğu 驆elde Irak politikası, Irak ve Filistinde sren 蓷tışmalar, Lbnanı karıştırma 蓷baları Trkiyeyi kendi iktidar paylaşımları bağlamında da etkileyecek 霵emli diğer unsurlar.

D. NASIL BAKMALI, NE YAPMALI?

Bu yazıda elimden geldiği kadar ortaya koymaya 蓷lıştığım gibi, kltrel, ideolojik ya da siyasal (laisizm din) gibi g飉terilmeye 蓷lışılan mcadelelerin ve cepheleşmelerin arkasındaki ıkar ilişkilerini, retim ilişkilerini ortaya ıkarmaya 蓷lışmayı elden bırakmamalı. Sınıflaşmaları salt burjuvazi ve emek蓾 sınıf olarak ele almayıp, egemen sınıf olarak tabir edebileceğimiz sınıf i蓾ndeki i mcadeleleri anlamaya 蓷lışmalı, oradaki akt顤leri ortaya ıkarmaya gayret g飉termeliyiz. Egemen sınıfın İslami kesimi ile laik蓾 kesimi arasında emek蓾 sınıfın kurtuluş mcadelesi aısından bir tercih yapmanın, bir ehven-i şer belirlemenin hi蓫ir anlamı olmadığı unutulmamalı. S闣rdğ emek蓾leri kontrol altında tutmak i蓾n milliyet蓾liği kullanan bir egemen sınıf ya da bir egemen sınıf bileşeninin, aynı ama i蓾n dini kullanan bileşene g顤e emek蓾lerin kurtuluşu aısından mutlak olarak daha olumlu bulmamız yanlış olur. Bugn kapitalizmin işleyişinin bir aracı olarak kemalizmin/ milliyet蓾liğin/ modernleşmeciliğin sermayenin hegemonik ideolojisi olması ile, İslamın sermayenin hegemonik ideolojisinin aracı haline getirilmesi arasında emek蓾 sınıfın kendi iradesini ortaya koyabilmesi aısından yeğlenebilecek bir durum g顤nmemekte.

Burjuva demokrasisinin, olası diğer kapitalizm ideolojilerine g顤e emek蓾 sınıfın kendi iradesini ortaya koyabilmesinin ara蔮arını daha fazla sağladığını varsaysak bile, burjuva demokrasisinin ortaya ıkmasının ger蔒k motorunun emek蓾 sınıfın mcadelesi olduğu unutulmamalı. 1960 darbesinde stdzey brokrasinin İslami sermayeye karşı emek蓾 kesimleri kendi yanına 蔒kmek i蓾n verdiği hakların, 1980 darbesi ile nasıl bir ırpıda geri alındığını unutmayalım. Kendi mcadelemizle kazanmadığımız, burjuvazinin kimi ıkarları i蓾n bize ltfettiği haklardan fazla bir şey ıkmaz. Bir bireyin olduğu gibi bir sınıfın da uğruna mcadele etmeden edindiği hakların değerini bilmesi mmkn değil. O yzden sadece mlksz bir dnyayı kurma mcadelesinin değil, bugnn emek蓾ler i蓾n daha demokratik ve adil bir hale getirilebilmesinin de tek koşulu emek蓾 sınıfının kendi mcadelesidir. Bu mcadelenin g蔮enmesi i蓾n 蓷ba sarf edenlerin kemalizmi, İslamcılığa; laik蓾 olmayı, Mslman olmaya; modernliği, geleneke; Aleviliği, Snniliğe; CHPyi AKPye; Batıyı, Doğuya yeğ g顤meleri onları kapitalist ideolojiye yakınlaştırmakta, dahası kendi coğrafyalarının emek蓾lerinin kltrel değerlerine uzaklaştırmakta, o değerleri hor g顤mek zerinden s驆 konusu emek蓾leri kltrel anlamda k踙msemeyi getirmektedir. Oysaki emek蓾ler mcadelelerini kendilerine sunulan fantastik bir idealin 驆lemiyle değil, mevcut olan belli kltrel değerlerine atıfla 顤erler.

Modernleşme ideolojisi burjuvazinin tarih sahnesine ıktığı d霵emde, burjuvazinin egemenliğini, eski egemenlere karşı meşrulaştırmak i蓾n kurulmuştur. Modernleşme ideolojisinin buyurduğu zere dini, geleneği ve kapitalizm 霵cesini donuk, değişmez ve modernleşmeye g顤e mutlak şekilde daha otoriter ve adaletsiz olarak g顤mek i蓾n yeteri kadar sebebimiz yok. İ蔒rik olarak birebir aynı anlama sahipken, ideolojik bir hamle ile kapitalistleşme kavramının yerini, modernleşme almıştır. Modernleşme de 驆sel olarak iyi bir şeydir ve bu şekilde kapitalizm meşrulaştırılır. Oysa geleneksel olarak adlandırılan egemenlik kurumlarının tasfiyesi ile kapitalizmin egemenliği inşa edilmiş, emek蓾ler kapitalist denetimin, s闣rnn ve yabancılaşmanın kucağına itilmiştir. Kapitalizmin ya da vitrin ismiyle modernleşmenin tarihi ne kadar st kapatılmaya 蓷lışılsa da işte bu yzden, en etkili s闣r mekanizmalarının, devasa 蓷plı katliamların, insani değerlerin tasfiyesinin tarihi olmuştur. Modernleşme ideolojisi 驆ellikle kalkınmacılık ve aşamacılık y霵leri ile bir kısım aydın tarafından bilinebilen ve ne olursa olsun ilerlenmesi gereken bir s驆de ileriyi tanımlar. Emek蓾 iktidarı s騽lemi altında, devlet eliyle retim ara蔮arının (burjuva hukukundaki gibi mlkiyetini olmasa da) kontroln elinde tutan sınıf iktidarlarının kendi iktidarlarını, bu ilerinin ancak kendilerince g顤lebildiğini ve gnn sıkıntılarını ileriye giden yolun bir aşamasında olmalarından kaynaklandığını iddia ederek meşrulaştırdıklarını unutmamamız gerek. Amacımız yeni s闣r ve tahakkm bi蓾mlerinin niyetlerden bağımsız olarak ortaya ıkmasına msaade etmeyecek bir mcadele hattı kurmak, yani emek蓾lerin retimi ve yaşamı kolektif şekilde y霵etmesine dayanan eşitlik蓾 bir toplumsal dzenin kurulmasının mcadelesini vermek olmalı.

This page can be viewed in
English Italiano Deutsch
熹u est passant a Catalunya?
2005-2017 Anarkismo.net. Unless otherwise stated by the author, all content is free for non-commercial reuse, reprint, and rebroadcast, on the net and elsewhere. Opinions are those of the contributors and are not necessarily endorsed by Anarkismo.net. [ Disclaimer | Privacy ]