user preferences

New Events

Uluslararası

no event posted in the last week
Recent articles by Derya Ekin

textTecavz 0 comments

Recent Articles about Uluslararası Cinsiyet

La Huelga General del 8 de Marzo, un hito hist鏎ico Mar 12 18 by SECRETARIADO PERMANENTE DEL COMIT CONFEDERAL

8 Μάρτη: Ενάντι... Mar 08 18 by Aναρχική Συλλογικότητα mⒶnifesto

Dnyadan Anarşist Kadınların Mcadele Mesajları Mar 07 18 by Meydan

Patriyarkanın Ekonomi Politiği *

category uluslararası | cinsiyet | opinion/analysis author Wednesday November 01, 2006 16:37author by Derya Ekin - AKİ Report this post to the editors

Kara Kızıl Notlar Dergisi'nin Temmuz-Ağustos-Eyll 2006 Sayısından Alınmıştır.

* Yazıda yer alan dşncelerin btn, Christine Delphynin Baş Dşman Patriyarkanın Ekonomi Politiği isimli kitabından alınmıştır ve yazı bu kitapta yer alan dşncelerin bir 驆eti niteliğini taşımaktadır.
Delphy, 1968 sonrası gelişen feminizmin Fransadaki en 霵emli isimlerinden biridir ve Simone de Beauvoirın en yakınları arasındadır. Maddeci feminizmin en 霵emli yazarlarından biridir ve eserleri halen gncelliğini korumaktadır. Baş Dşman, Delphynin ilk fakat en 霵emli kitabıdır, maddeci y霵teme sadakati ve marksizmin kadın sorununa yaklaşımına dair eleştirilel bakışı ile dikkati 蔒kmektedir. Kitap, Handan 畤 ve Lale Aykent Tun蔂an tarafından Trk蔒ye 蔒vrilerek Ayşe Dzkanın 霵s驆 ile Saf Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır.

Kadın, veya daha geniş ve doğru bir ifadeyle patriyarka sorununa ve kadın hareketine sol hareketin yaklaşımı genellikle eksik ve 蔒lişkili olmuştur. Bu hareket, kadınların retim ara蔮arı ile ilişkisi zerinden bir sınıf tahlili yapmaktan uzaktır. Kadınların kadın kimliği zerinden ezilmesini aıklamaz, bunu proletaryanın sermaye tarafından ezilmesinin bir uzantısı olarak g顤r ve kadının ezilmesinin proletarya ve anti-kapitalist mcadele ile etkileşimi zerinde yoğunlaşır. Kapitalizm 霵cesi veya sonrası toplumlarda da kadının eziliyor olması ise ideolojik bazı sebeplere bağlanarak ge蓾ştirilir. Kapitalizmin ortadan kalkması ile kadın sorununun da 踤zleceği 霵e srlerek mcadele tamamen anti-kapitalist alana 蔒kilmeye 蓷lışılır, kadınların 驆erk bir hareket oluşturması hoş g顤lmekle birlikte bunun bir zorunluluk olduğu kabul edilmez. Bu sebeple de kadın mcadelesini ikinci plana atar ve var olan hareketin de 霵n keser.
Kadın sorununa yaklaşımı belirlemek i蓾n 霵celikle kadının sınıfsal konumu belirlenmeli, yani kadınların yer aldıkları retim ilişkileri incelenmeli ve kadın kimliğini kimlerin taşıdığı yeniden belirlenmelidir.
Kadının retim ilişkilerini incelemek i蓾n en uygun başlangı noktası ailedir. Dnya zerindeki tm toplumlarda ev işi ve 蔞cuk bakımı genel olarak kadının g顤evi olarak kabul edilir ve bu g顤ev karşılıksızdır. 鈜etim biriminin aile olduğu toplumlarda ise kadın, pazara y霵elik retime de katılmaktadır, ancak bu durumda da emeği karşılıksızdır. Bu karşılıksız olma durumu, yukarda bahsedilen işlerin ticari meta retimi ile ilgili olmaması, dolayısıyla artık rn alanının dışında olması, değişim değeri değil kullanım değeri retildiği tezi ile temellendirilmektedir.
Oysaki piyasadan dışlanmış olan kadının emeğinin rn değil, kendisidir. Kadının retiminin, bu ister ev işi, ister pazara y霵elik retim olsun, değişim değeri taşıdığı 蔞k basit bir şekilde g飉terilebilir.
畤ellikle tarım sekt顤nde temel retim birimi ailedir. Aile s驆cğnn Latince k闥eni olan familia, aile reisine tabi olan toprak, kadın, 蔞cuk ve k闤eler toplamı anlamına gelmekteydi. Bir retim birimi olan ailede, herkesin emeği babaya devredilmiştir. Bu ait olma, emeğin rnnn değişime sunulması hakkını da i蔒rdiğinden karşılıksız bir devir s驆 konusudur. Baba ise, kendisine tm haklarıyla birlikte devredilmiş emeğin nitelik ve niceliğinden bağımsız olarak, kendisine tabi olan, yani otoritesi altında bulunan bireylerin bakımını stlenmiştir. Emeğin karşılıksız olarak devredilişi (karşılıksız kavramı zerinde daha sonra durulacaktır) tarihsel sre i蔒risinde sorgulanmış ve 蔞cukların emeğinin karşılığını talep etmesi giderek daha da olağanlaşmıştır.
Buna karşın, kadın eşin veya erkek 蔞cuklardan birinin eşinin ayrıca karşılık talep etmesi halen son derece olağandışı karşılanır. Oysaki ailenin yaptığı retimde kadının rol tartışılmazdır. Kırsal kesimde, tarımsal retim s驆 konusu olduğunda iş gcnn byk kısmını kadınlar oluşturur. Bu emeğin payı 騽le byktr ki, bir ailenin sırf bir kadının daha işgcne sahip olmak i蓾n 蔞cuklarını erken yaşta evlendirmesi sık g顤len bir durumdur. Kadın tarlalarda rnn yetiştirilmesi noktasında emek harcamakla kalmaz, ev veya 蓾ftlik sınırları dahilinde bu rnn işlenmesi ve pazara sunulabilir hale getirilmesi i蓾nde de emek harcamaya devam eder. Ayrıca hayvanların bakımından da, kısmen 蔞cukların da katkısı olmakla birlikte, kadınlar sorumludur. Tarımla uğraşanın bir ailenin, kendi bnyesinde retemediği ve dışardan satın almak durumunda olduğu rnleri alabilmek i蓾n pazara sunabileceği rnlerse genelde, yukarda bahsedildiği zere,kadın tarafından retilen, en azından kadın tarafından pazara srlmeye hazır hale getirilen bu rnlerdir. Dolayısıyla kadının bu karşılıksız emeği aslında işletmenin ekonomisinde olduk蓷 霵emli bir kalemdir ve ticari olarak da zaten hesaba katılmaktadır.
Kadının pazara y霵elik retiminin resmi olarak hesaba katılış bi蓾mi, kadının emeğinin karşılıksızlığının meşrulaştırıldığı noktadır. Tm muhasebe sistemlerinde en k踙k birim birey değil hane halkı veya aile, yani erkek ve kadın eşler ile bunların evli olmayan 蔞cuklarının birliğidir. Bir muhasebe sistemine g顤e, aile i蓾nde herhangi bir ekonomik olay ger蔒kleşmez, ger蔒kleşmeyen bir şeyin de karşılığının 鐰enmesi s驆 konusu değildir. Bu durumda aile reisi, hane halkının diğer bireyleri zerindeki otoritesi sayesinde bu bireylerin emeğine ve bunun zerinde değişim gibi her trl hakka, dolayısıyla getirildiği gelire de yasal olarak sahiptir. Kadının bir birey olarak harcadığı emek yasal olarak g顤nr olmadığından, yine yasal olarak herhangi bir karşılık talep etme hakkı yoktur.
Kadının hane halkı i蓾n yaptığı retim ise herhangi bir şekilde hesaba katılmamaktadır, 踙nk bu retim ve hizmetler retken olmayan emek olarak tanımlanmaktadır. Burada retken olmayandan kasıt, bu emeğin ticarileştirilebilir olmaması, yani bir ekonomik birim olarak kabul edilen ailenin bt蔒sinde bir değişim değeri olarak yer almamasıdır. Bu noktada kadın tarafından retilen rn ve hizmetin ger蔒kten retken olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Tekrar kırsal kesime, tarımın henz sanayileşmemiş olduğu ekonomik yapıya geri d霵ersek, ailenin retiminin byk b闤mnn kendi ihtiya蔮arını karşılamaya y霵elik olduğunu g顤rz. Yani ailenin retimi, yine ailenin tketimi i蓾ndir. Aile i蓾n retilen et, yumurta, sebze vb gıda maddelerinin yk, aile i蓾 g顤ev dağılımına bağlı olarak genellikle kadının g顤evidir. Bu retim, pazara sunulmadığı i蓾n retken kabul edilmez. Ancak retilen bu rnler, ailenin ihtiya蔮arı arasında olduğuna g顤e eğer ailenin kendisi tarafından retilmeseydi pazardan satın alınması gerekecek, bu durumda bir değişim değeri taşıyacaktı. Bir diğer aıdan, bu rnler, eğer ailenin kendisi i蓾n gerekli olmasa, pazara srlecek ve belli bir gelir getirecek, yani bir değişim değerine sahip olacaktı. Bu durum yalnızca bir varsayımdan ibaret değildir, bu tr retimi kendisi yapmayan aileler, 顤neğin sanayileşmiş b闤gelerde yaşayan aileler, bu rnleri pazardan temin etmektedir. Yani ailenin tketimi i蓾n retilen rnler de pazara y霵elik olarak retilen rnler gibi bir değişim değeri taşımaktadır ve dolayısıyla bu rnlerin retimi i蓾n harcanan emek retkendir.
Daha tartışmalı olan nokta ise ev işi kapsamında harcanan emeğin retken olup olmadığıdır. Bu konuda bir hkm verebilmek i蓾n 霵celikle ev işi kavramının netleştirilmesi gerekmektedir. Bu kavram herkese temizlik, yemek, 蓷maşır, t, dikiş, alışveriş ve 蔞cuk bakımından oluşan bir işler btnn dşndrmektedir. Bu işler, evlilik i蔒risinde kadın tarafından karşılıksız olarak yerine getirilen ve yukarda bahsedilmiş olan pazara y霵elik veya y霵elik olabilecek rnlerin dışında kalan rnler ve hizmetler olarak tanımlanabilir.
Bu bağlamda ev işi kapsamına giren emeğin de retken olduğu yukarıdaki şekilde g飉terilebilir. Ev işi olarak addedilen btn bu rn ve hizmetler, eğer kadın tarafından yapılmasa idi dışardan satın alınmak durumunda kalınacaktı. Sanayileşmeyle birlikte bu durum zaten bir蔞k alanda ger蔒kleşmektedir, artık evde dikilen giysiler yerine hazır alınanlar tercih edilmekte, ekmek, konserve gibi eskiden evde hazırlanan bir蔞k gıda rn dışardan satın alınmakta hatta lokanta vb yerlerde doğrudan tketilebilmekte, 蔞cuklar bakıcı tutularak yetiştirilebilmekte, temizlik yine karşılık 鐰enerek hane halkından olmayan kişilere yaptırılabilmektedir. Diğer y霵den, kadın bu retimi aile i蓾n yapmak yerine pazara sunmayı tercih edebilir, bu durumda belirli bir cret olarak bu emeğin karşılığını alacaktır, stelik aldığı karşılık, pazarın şartlarına bağlı olarak, harcadığı emeğin miktarına ve niteliğine birebir bağlı olacaktır. Bu durumda ev işi de potansiyel olarak bir değişim değeri taşımaktadır, yani bu iş i蓾n harcanan emek retkendir.
Ev işinin retkenliği, ailenin tketimi i蓾n gerekli bir rnn retim sreci btnyle incelenerek de g顤lebilir. Hane halkında yapılan retim nihai tketim malını elde etmek ama蔮ıdır. Bunun i蓾n emek, yani ev işi, makineler, sermaye ve hammadde kullanılır. Burada hammaddeden kasıt ger蔒kten ham halde bir madde (yetiştirilmiş bir hayvan, tarladan toplanmış sebze veya tahıl, ip elde zere pamuk vb) olabileceği gibi dışardan satın alınmış bir yarı rn de (bir par蓷 biftek, un, giysi dikmek zere kumaş vb) olabilir. Her iki halde de bu hammaddenin tketilebilir hale gelmesi i蓾n retim srecinin devam ettirilmesi, yani emek harcanması gerekmektedir. Verdiğimiz 顤nekler zerinden gidersek, hayvanın tketilmesi i蓾n biftek halinde kesilmesi yeterli değildir, pişirilip porsiyonlara b闤nerek sofraya getirilmesi gerekmektedir; unun tketilebilmesi i蓾n başka gıda maddeleriyle birleştirilerek pişirilmesi gerekmektedir; kumaşın giyilebilmesi i蓾n uygun şekilde kesilip dikilmesi gerekmektedir. Tahılın ğtlp un haline getirilmesini yukarıda saydığımız sebepler zerinden retken kabul edip pişirilip tketilebilir hale getirilmesini retken saymamak aık bir 蔒lişkidir, retim sreci farklı bireylerce ger蔒kleştirilse de işlenmemiş rnden nihai tketim maddesi elde edilen retim sreci kendi i蓾nde bir btndr ve bu btnn her par蓷sı retkendir. Aile, ihtiyacı olan tketim maddesini karşılığını 鐰eyerek doğrudan tketilebilir bi蓾mde dışardan alabileceği gibi, 顤neğin yemeği lokantada yiyebileceği gibi, dışardan aldığı bir yarı rn emek harcayarak d霵ştrmeyi de tercih edebilir. Bu durumda, aile i蓾nde harcanan emek de en az pazardan alınabilecek olan muadili kadar retkendir.
Aileler genellikle nihai tketim maddesini satın almak yerine bir yarı rn işlemeyi tercih etmektedirler. Bunun sebebi ise bu emeğin kadınlar tarafından karşılıksız olarak sunuluyor olmasıdır, bu da bedava olarak algılanmaktadır. Oysa yukarıda da g飉terdiğimiz zere, kadının bu noktada harcadığı emeğin de, hesaplarda dikkate alınmasa bile, belli bir ekonomik karşılığı vardır. Bu durumda evin tketim masraflarını sadece aile reisi olan kocanın karşıladığı tezi doğru değildir, kadın da aslında pazarda belli bir değişim değerine sahip bir retim yapmaktadır. Dolayısıyla kocanın kadın eşin bakımını karşılıksız olarak stlenmiş olması da s驆 konusu değildir. Kadın, bu bakımın karşılığını retken bir emek harcayarak vermektedir.
Kadının evde harcadığı emek, bakımının karşılığı olarak değerlendirilebilirse de, bu bakımın kadının emeğinin karşılığı olduğu eksik bir savdır.
Bağımsız bir geliri olmayan evli bir kadının bakımı karşılığında 蓷lışması, cret karşılığında 蓷lışan bir iş蓾nin durumundan farklı bir retim ilişkisini işaret etmektedir. Ancak buradaki farklılık, daha 霵ce aıklandığı zere emeğin niteliğinden kaynaklanmaz, ev i蓾 emek de, aynı piyasada cret karşılığı sunulan emek gibi, retken bir emektir. Farkı yaratan retim ilişkisidir. Kapitalist retim tarzında, satılan emeğin tr ve miktarı ile buna karşılık 鐰enecek olan cret piyasa koşulları tarafından kesin olarak belirlenmiş ve bir s驆leşme ile netleştirilmiştir. Bu koşullar, s驆leşmenin taraflarından bağımsızdır, belirleyici olan emeğin nitelik ve niceliğidir. Dolayısıyla emek蓾nin daha vasıflı hale gelmesi veya 蓷lışma sresinin uzatılması ile daha yksek bir cret elde edilebilir.
Ancak bir kadın i蓾n, ne sunması gereken emeğin, ne de elde edeceği bakımın genel ge蔒r bir 闤踙t yoktur. Buradaki belirleyici etkenler, kocanın ekonomik durumu ve kadına yaklaşımıdır. Tamamen aynı işleri yapan iki kadın, kocalarının ekonomik durumuna bağlı olarak farklı şekilde bakım elde edebilirler, 踙nk bir kocanın eşine sunabileceği bakımın st sınırı kendi ekonomik gc tarafından belirlenmektedir. 琀neğin 蓷lışmayan, yardımcısı olmayan ve bir 蔞cuğu olan bir iş蓾nin eşi ile aynı koşullara sahip bir st dzey y霵eticinin eşi i蓾n ayrılan miktar, on kata kadar farklılık g飉terebilir. Ayrıca, kadının harcadığı emeğin miktarını arttırarak daha iyi bir bakıma ulaşması da mmkn değildir. プcuksuz bir kadın haftada ortalama 35 saat emek harcarken bir 蔞cuklu bir kadın i蓾n bu sre 52 saate ıkar, ancak kadının yaşam standardında herhangi bir değişim g顤lmez. Bunun yanı sıra, aynı ekonomik koşullara sahip kadınların aynı ev işlerini yapıyor olmaları veya aynı sreyi ev işiyle meşgul olarak ge蓾riyor olmaları bir zorunluluk değildir. Aynı creti alan iki 蓷lışandan birinin eşi 蔞cuksuz ve 蔞k sayıda yardımcıya sahip, diğeri 蔞cuklu ve yardımcısız olabilir. Ancak her ikisinin de aldığı bakımın tutarı yaklaşık olarak aynıdır. Bir kadının daha iyi bir bakım elde edebilmesinin tek yolu, koşulları daha iyi bir erkekle evlenmektir. Bir kez evlendikten sonra başka bir işveren, yani başka bir koca tercih etmek pek kolay olmadığından emeğin karşılıksız olarak sunulması uzun vadeli bir zorunluluk haline d霵şmektedir.
畤ellikle sanayileşmiş toplumlarda kadının emeğinin karşılıksızlığı daha da belirginleşir. Bu toplumlarda, kadın ev dışında cretli olarak 蓷lışmak suretiyle kocasına devrettiği emeğinin bir b闤mn tekrar kendi eline almıştır. ドlışan bir kadın, kendi bakımını kendisi karşılar, ancak ev işlerinin sorumluluğu halen kadının stndedir. Yasal dzenlemeler bir kenara bırakılırsa bu durum, kadının ancak işgcnn ev işleri i蓾n gerekli b闤mn karşılıksız olarak kocasına devretmesi koşuluyla 蓷lışabildiği şeklinde yorumlanabilir. Hi蓫ir kanunda kadının ev işlerini yapma zorunluluğu aık蓷 belirtilmemesine karşın aile ykmllklerini yerine getirme zorunluluğu gibi yuvarlak ifadeler bu işi dolaylı olarak g顤r ve boşanma gibi yaptırımlarla desteklenir.
Fiili olarak da 蓷lışan bir kadın ev işlerini doğrudan veya dolaylı olarak yerine getirmektedir, ya bu işleri bizzat yerine getirir, ya da bu işleri yapması karşılığında başkalarına belirli bir cret 鐰er. Bu cretin, ailenin toplam gelirinden değil de kadının gelirinden dşlmesi, kadın 蓷lışmıyorken ailenin ortak geliriyle karşılanan 蔞cukların bakım masrafları gibi giderlerin de kadının geliri ile karşılanır hale gelmesiyle birleştiğinde olduk蓷 dikkat 蔒kicidir. Btn bu giderler kadına yklendiğinde kadının elde ettiği gelir sıfıra yaklaşmaktadır ve buradan hareketle 蓷lışan kadının aslında hi蓫ir şey kazanmadığı ileri srlmektedir. Ancak bunun kadının emeğinin karşılıksızlığını 顤tbas eden bir hareket olduğu belirtilen şekilde dşnldğnde olduk蓷 aıktır.
G顤ldğ zere, bir iş蓾nin tabi olduğu 蓷lışma koşulları ile bir kadının mahkum olduğu koşulların farklılığı, farklı retim ilişkilerinin varlığından kaynaklanmaktadır. Bu farklılık da s闣rnn farklılığını beraberinde getirmektedir. İş蓾, işveren tarafından kapitalist anlamda s闣rlrken kadın, kocası tarafından k闤elik bi蓾minde s闣rlmektedir. Bu ikincisi, patriyarkal s闣rdr.
Kadının farklı retim ilişkileri i蓾nde yer alması, onun sınıfsal konumunun belirlenmesinde de bazı sorunlar yaratır. Bu konuda genel yaklaşım, kadını kocasının sınıfına dahil etmektir. Bu da kadının kocasıyla aynı sosyal ortamı paylaşması ve bakımı i蓾n yapılan harcamanın kocasınınkine yakın olması, yani ailenin toplumsal aıdan homojen bir birim olmasıyla gerek蔒lendirilir. Bu doğru bir kabul olarak alınsa bile ki değildir, bireyin sınıfsal konumu i蓾nde yaşadığı sosyal ortamla değil yer aldığı retim ilişkileri ile belirlenmelidir.
Kadının retim ilişkileri g驆 霵nde bulundurulmak istendiğinde 蔒lişkili bazı tavırlar ortaya ıkmaktadır. 琀neğin bazı 蓷lışmalarda 蓷lışan kadınlar retim ara蔮arı ile olan ilişkilerine bağlı olarak bir sınıfa dahil edilirken 蓷lışmayanlar kocalarının sınıfından sayılmış, yani kadınlar i蓾n iki ayrı kriter ge蔒rli kılınmıştır. Bu 蓾fte standarttan kurtulmak i蓾n kimi araştırmacılar sadece erkekleri ve 蓷lışan kadınları araştırmalarına dahil ederken, kimileri de sadece erkekler zerinde 蓷lışma yapmayı tercih etmişlerdir. Bir diğer yaklaşım da kadınların sınıfını en yakın erkek akraba zerinden belirlemektir. 琀neğin kadının kocasıyla evlilik anındaki durumunu kıyaslamak i蓾n kadının babasının durumu, uzun bir evlilik sresinden sonraki durumunu kıyaslamak i蓾nse kadının bir erkek kardeşinin durumu kullanılmıştır. Baba ile 蔞cuğun karşılaştırılması i蓾nse erkek 蔞cuğun kendi sınıfsal durumu 闤踙t alınırken kız 蔞cuk s驆 konusu olduğunda kocasının sınıfsal durumu g驆 霵ne alınmıştır. Dolayısıyla kadın, her zaman o an i蓾n en uygun g顤len erkek ile 驆deşleştirilerek, yani Marksist olmayan 闤踙lere g顤e bir toplumsal sınıfa dahil edilmektedir.
Bu 蔒lişkili durumun sebebi, 蓷lışmayan kadınların kapitalist retim ilişkileri i蓾nde yer almaması, dolayısıyla bu ilişkiler i蓾n belirlenmiş kriterlere g顤e sınıflandırılmasının imkansızlığıdır. Ancak durum, aynı zamanda kendi sebebini gizlemeye y霵elik bir 蓷badır, kadınların farklı bir retim ilişkisi i蓾nde yer aldıklarının aığa vurulmasındansa kadının kendisine en yakın g顤len erkek ile 驆deşleştirilmesi yoluyla bu farklı retim ilişkisi g顤mezden gelinmektedir. Bu sayede kadının ait olduğu erkeğin değil kendi retim ilişkileri i蔒risinden s闣rlmesi g驆 ardı edilerek kadın ve erkeğin ıkarlarının uzlaşması imkansız olan iki ayrı sınıf oldukları da g顤mezden gelinmiş olur. Kadının kocanın sınıfından sayılması, kadını aslında kocanın malı olarak tanımlamaktır, ancak bu aynı zamanda kapitalizm harici bir retim ilişkisini saklayarak kadının kocasının malı olduğunu saklamaya y霵elik bir harekettir.
Bu tavır, sol hareket i蓾nde de kendisine hemen hemen aynı bi蓾mde yer bulmuştur. Sol ideolojiler ve bunlar 蔒vresinde birleşen 顤gtler, kadını belli bir sınıfsal gruba dahil ederek kadın hareketinin gcn anti-kapitalist mcadeleye eklemlemeyi ama蔮ar. Ancak asıl hedef , kadını bu şekilde bir ekonomik sınıfa dahil etmek suretiyle erkekten farklı bir retim ilişkisine tabi olduğunu inkar ederek bu tabiyete karşı mcadele edilmesini engellemektir. ドlışan kadınların 蔞k k踙k bir b闤m retim ara蔮arına sahiptir, 蔞ğunluğu sınıfsal olarak iş蓾dir. Boşanan kadınlar da, eğer 蓷lışmıyorlarsa, evlilikleri boyunca kendilerini geliştirme ve vasıflarını ykseltme imkanından yoksun olduklarından, 蓷lışma hayatına byk oranda iş蓾 olarak en dşk cretlerle girmektedir. Dolayısıyla, eğer btn sorun kadınları anti-kapitalist sınıf savaşına dahil etmek olsaydı, 蓷lışmayan kadının potansiyel ve 蓷lışan kadının pratik iş蓾liklerini vurgulamak yeterli olurdu.
Oysa yapılan, kadınları iş蓾ler ve burjuva kadınlar olarak ikiye b闤erek kadın hareketini par蓷lamak, bir yandan da patriyarkal dzeni ve cinsiyet蓾liği 顤tl bir bi蓾mde olumlamaktır.
Burjuva kadın, başlı başına bir incelemeyi hak eden, son derece tartışmalı bir kavramdır. Burada kast edilen genellikle retim ara蔮arına sahip olan ve belirli bir cret karşılığında iş蓾nin emeğini satın alan kadın değildir; bu durumda zaten kadın vurgusuna ihtiya yoktur, burjuva nitelendirmesi yeterli olacaktır. Hatta daha da ilginci, burjuva kadının, burjuva sınıfından bir erkeğin karısı olması bile genel ge蔒r bir kural değildir, sıradan bir iş蓾ye oranla yksek cret alan fakat i蓾nde yer aldığı retim ilişkileri g驆 霵ne alındığında iş蓾 olan bir erkeğin karısı da burjuva ilan edilebilmektedir.
Burjuva kadın dendiğinde genel olarak akla gelen ev işi yapmayan, yani ev i蓾 emek harcamayan, btn vaktini kişisel bakımına veya eğlencesine, kocasıyla birlikte vakit ge蓾rmeye ayıran bir kadındır. Oysa b騽le bir kadın fiili olarak imkansızdır. Ailenin ekonomik koşulu iyileştik蔒 tketim artar, tketim arttık蓷 yapılması gereken ev i蓾 retim de buna paralel bir artış g飉terir. Bu artış, 驆ellikle 蔞cuklar g驆 霵ne alındığında 蔞k daha belirgindir. Burjuvaların 蔞cukları daha 蔞k maddi tketim yapmakla kalmaz, annelerinin vaktini de giderek daha fazla tketirler. Bir burjuva kadının, 驆ellikle de 蔞cuklu bir burjuva kadının, ev i蓾 emek sarf etmemesi mmkn değildir. Bazı durumlarda kadının ykn hafifletmek zere yardımcılar bulunur, ancak bu sadece kadının başka işlere vakit ayırabilmesini olağan kılar. Eğlence veya kocayla vakit ge蓾rme olarak kabul edilen ve bir zevk aracı olarak g顤len eylemlerin bir蔞ğu aslında burjuva kadının iş蓾 kadının ykmllklerine ek olarak stlendiği bir g顤evdir: Kocasını 蔒şitli sosyal ortamlarda uygun şekilde temsil etmek, zira bu tr sosyal gereksinimler de artan gelir seviyesine bağlı olarak ortaya ıkan yeni tketim bi蓾mlerinden biridir.
Burjuva kadın hakkında sıklıkla s騽lenen, ezilmediği fakat ezdiği, dolayısıyla iş蓾 sınıfının dşmanı olduğudur. Ancak biraz yakından incelendiğinde, burjuva kadının elindeki iktidarın kendisine değil evli, yani ait, olduğu erkeğe ait olduğu g顤lr, bu kadın sadece bu iktidarın bir kısmını kullanmaktadır. Dolayısıyla eğer hedef iktidarsa, esas dşman kadın değil ger蔒k bir burjuva olan kocasıdır. Ancak burjuva kadın, burjuva erkekten 蔞k daha nefret uyandırıcı bir imgedir, bunun sebebi de kadın olmasında gizlidir. Kadın, kocasının mlk olmak sıfatıyla esasen kocaya y霵elik nefretin 蔞k daha kolay vurulabilecek bir hedefi haline gelir. 珼e yandan, kadının iktidarının temeli bu mlk olma ilişkisi olduğundan, yani kadın iktidarın ger蔒k sahibi olmadığından, uyguladığı iktidar gayri meşrudur. Burjuva kadın, hak etmediği bir şekilde bir erkek zerinde iktidar uyguladığında, bu hak etmeme durumu son derece nefret uyandırıcı bir bi蓾m alır. ⑽nk bu paylaşılmakta olan iktidar, erkeği kadına alışageldiği bi蓾mde davranmaktan, yani bir kadın-erkek ilişkisi i蓾nde ezmekten alıkoyar. Bu bağlamda burjuva kadın imgesinden nefret, sol hareketin bile i蓾ne sinmiş bir cinsiyet蓾liği ifşa etmektedir.
Burjuva kadın tanımındaki zayıflık, kadının kocasının sınıfına dahil edilmesi durumunda yapılan ailenin homojen bir tketim birimi olarak kabul edilmesi hatasını yeniden su yzne ıkarır. Ger蔒kten de aile tketim bakımından, 驆ellikle de yiyecek tketimi bakımından, eşitlik蓾 ve hiyerarşik olmayan bir btn olarak dşnlr. Bu kavrayış, asgari ihtiya蔮arını ancak karşılayacak derecede dşk gelirli veya herhangi bir harcamanın hesaplanmasına gerek duyulmayacak kadar yksek gelirli aileler s驆 konusu olduğunda ge蔒rlidir.
Bu u gelir dzeylerinin dışına ıkıldığında ise, bireylerin tketimlerinde erkeğin lehine nitel ve nicel bazı farklılıklar g驆e 蓷rpar. 琀neğin, kadın ve erkeğin gn i蓾nde harcadıkları emekten ve fiziksel yapılarından bağımsız olarak, erkeğin her koşulda daha fazla gıdaya ihtiyacı olduğu dşnlr ve yemeğin en byk kısmı ona ayrılır. Ayrıca daha nitelikli gıdaya ihtiyacı olduğu gerek蔒siyle başta et olmak zere en besleyici veya en pahalı besin maddeleri 霵celikle erkeğin tketimi i蓾ndir, her yemeğin en iyi yeri evin reisi i蓾n ayrılır. 珼e yandan, bir besin maddesinden aile bireyleri i蓾n yeterli miktarda bulunmuyorsa, kadın kendi payından g霵ll olarak vazge蔒r veya yemeğin iyi kısmını diğer bireyler arasında paylaştırarak en k飆 kısmını yine g霵ll olarak kendisine ayırır. Tketimdeki bu eşitsizliğin 蔞ğu zaman s驆 bile edilmez; ailenin tm fertleri tarafından olağan karşılanır. Eşitsizliğin srekli aleyhine işlediği kadın da bu durumdan hi şikayet etmez, 踙nk 蔞cukluğundan beri başta kendi ailesinde, sonra da tm 蔒vresinde g顤dğ bu durumu i蓧elleştirmiştir. İ蓧elleştirme, tketimdeki eşitsizliği meşrulaştırma mekanizmalarından biridir. Kadın i蓾n ge蔒rli olan bir diğer mekanizma da estetik kaygıların devreye sokulmasıdır, 顤neğin sarhoş bir kadının 蓾rkin olacağı dşncesi kadını, erkeğe 驆el kılınmış alkol tketiminden uzak tutmak i蓾ndir.
Aile i蓾ndeki tketim, kadının yanı sıra 蔞cukların da aleyhinedir. İhtiya蔮arı olmadığı gerek蔒siyle 蔞cukların da bir蔞k gıda maddesine erişimi engellenir. Oysa 蔞cuklar byme 蓷ğında olduklarından ve srekli hareketli olduklarından yetişkin bir bireyden 蔞k daha enerjiye, dolayısıyla 蔞k daha fazla enerjiye ihtiya蔮arı vardır. Buna ek olarak, 蔞cuğun dzgn bir fizyolojik gelişime sahip olması i蓾n nitelikli bir şekilde beslenmesi şarttır. Halbuki bir蔞k yiyecek, neredeyse srekli a gezen 蔞cukların erişemeyeceği yerlerde tutulur, kimi zamansa dpedz saklanır. Gıda haricindeki tketimde de 蔞cuklar aısından niteliksel bir farklılık s驆 konusudur. 琀neğin evin salonunda ailece izlenmekte olan televizyonun kumandası babanın elinde olduk蓷, babanın ve 蔞cuğum televizyonu aynı şekilde tkettiği 霵e srlemez.
Yaşlılar i蓾n de benzer bir durum s驆 konusudur, dokunur gerek蔒si ile pek 蔞k gıda maddesinden uzak tutulurlar. ドlışan insanlar kadar yiyeceğe ihtiya蔮arı olmadığı veya yaşlanmış bnyelerinin her trl yiyeceği kaldıramayacağı ileri srlerek tketimleri kısıtlanır, bu gerek蔒leri benimsemeleri sağlanarak bu eşitsizliğin yine kadında olduğu gibi g霵ll bir tercih olması sağlanır.
Bu aıdan bakıldığında, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin farklı bir boyutu aığa ıkmaktadır: Bir erkek de yaşamının farklı d霵emlerinde, 顤neğin 蔞cukken veya yaşlandığında, retim veya tketim bakımından patriyarkal s闣rye maruz kalabilir. Ancak bu ge蓾ci bir durumdur, kendileri bir aile sahibi olup ailenin kalan bireyleri zerinde otorite kurduklarında bu durum kendi lehlerine d霵ecektir. Ancak kadın i蓾n bir ge蓾cilik s驆 konusu değildir, bir kadın yaşamının her d霵eminde,ister ev i蓾 retim, ister tketim aısından yaklaşılsın, patriyarkal hiyerarşinin en alt basamaklarında yer alır. Dolayısıyla patriyarkal ezilme ve s闣r, sadece kadının toplumsal cinsiyetinden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda ge蓾ci olarak s闣rlmekte olan 蔞cuklar, babanın otoritesinden ayrılmamış evli erkekler ve yaşlılar da kadın tanımına dahil edilebilir.
Kadın, bir erkekle, yani kocayla, yapılmış 驆el bir s驆leşme 蔒r蔒vesinde, emeğine karşılıksız olarak el konulan bireylerin oluşturduğu toplumsal sınıftır ve kapitalist retim ilişkilerinden bağımsız olarak patriyarkal retim ilişkisine tabidir, dolayısıyla bu ilişki zerinden s闣rlmektedir. Patriyarka sadece kadını s闣rmektedir, ve her evli kadın patriyarkal s闣r dzenine tabidir. Aynı şekilde patriyarka, erkeği srekli olarak sadece erkek olması sebebiyle kadına karşı avantajlı konuma ge蓾rmekte, ve bireysel tercihlerden bağımsız olarak her erkeği bu s闣r dzenine dahil etmektedir. Dolayısıyla kadın ve erkek, ıkarları patriyarkal sistem srdğ srece uzlaştırılamayacak iki toplumsal grup, yani iki ayrı sınıftır.
Patriyarkal retim ilişkileri, kapitalizm 霵cesi toplumlarda da bulunmaktaydı; kapitalizmin 踤kşnden sonra da varlığını srdrmeye devam edecektir. Kapitalist retim ilişkilerinin 踤zlmesi patriyarkanın ortadan kalkması i蓾n olumlu bir adımdır, ancak yeterli değildir, 踙nk patriyarka kapitalizmden bağımsız bir toplumsal ilişkiler sistemidir. Patriyarkal s闣rnn ortadan kalkması i蓾n ortadan kaldırılması gereken doğrudan patriyarkanın kendisidir. Bu sebeple, kadın hareketinin anti-kapitalist sınıf savaşına dahil edilmeye 蓷lışılması yerine 驆erk bir hareket olarak 顤gtlenmesi ve doğrudan patriyarkaya karşı savaş vermesi, patriyarkayı kaldırmaya y霵elik bir devrimi hedeflemesi, daha hedefe y霵elik bir hareket olacaktır. Bu noktada sol 顤gtlerin alacağı en samimi tavır, kadın hareketini kendi mcadeleleri i蓾nde eritmeye 蓷lışmaktansa kadınların 驆erk 顤gtlenmesinin ve mcadelesinin bir zorunluluk olduğunu vurgulamak ve buna doğrudan destek vermektir.

Related Link: http://www.anarsistkomunizm.org/kkn/index.php?option=co...id=38
This page can be viewed in
English Italiano Deutsch
#Nobastan3Causales: seguimos luchando por aborto libre en Chile

Front page

[Colombia] Entre la crisis actual y las posibilidades latentes

Nota sobre o atual cen嫫io da luta de classes no Brasil

Devrimci Anarşist Faaliyet: "The states project of eliminating revolutionary opposition hasnt finished yet"

Μετά την καταστροφή τι;

Aufruf zur Demonstration am 2.9.2018 in Unterl "Rheinmetall entwaffnen Krieg beginnt hier"

Mass protest in central and southern Iraq

Ecology in Democratic Confederalism

[Colombia] Perspectivas sobre la primera vuelta de las elecciones presidenciales de Colombia 2018

Call for Solidarity with our Russian Comrades!

8 reasons anarchists are voting Yes to Repeal the hated 8th

Comunicado de CGT sobre la Nakba, 70 a隳s de dolores para el Pueblo Palestino

[ZAD] Les expulsions ont commenc, la zad appelle se mobiliser

Assassinato Pol癃ico, Terrorismo de Estado: Marielle Franco, Presente!

La Huelga General del 8 de Marzo, un hito hist鏎ico

A interven誽o federal no Rio de Janeiro e o xadrez da classe dominante

Halklarla Savaşan Devletler Kaybedecek

Σχετικά με τον εμπρησμό

Ciao, Donato!

[Uruguay] Ante el homicidio de un militante sindical: Marcelo Silvera

[Argentina] Terrorista es el Estado: Comunicado ante el Informe Titulado "RAM"

[Catalunya] Continuisme o ruptura. Sobre les eleccions del 21D

Reconnaissance par Trump de J廨usalem comme capitale d'Isra螔 : de l'huile sur le feu qui brle la Palestine

Noi comunisti anarchici/libertari nella lotta di classe, nell'Europa del capitale

Luttons contre le harc鋩ement et toutes les violences patriarcales !

2005-2018 Anarkismo.net. Unless otherwise stated by the author, all content is free for non-commercial reuse, reprint, and rebroadcast, on the net and elsewhere. Opinions are those of the contributors and are not necessarily endorsed by Anarkismo.net. [ Disclaimer | Privacy ]